Papirüs dergisi nedir ?

Selin

New member
Çünkü Uyar yalnızca destek veren biri değildi; edebiyatın üretim sürecinin içindeki aktif bir yazardı. Aynı şekilde Cemal Süreya da yalnızca hesap yapan bir yayıncı değildi; şiirin duygusal ve düşünsel dünyasına doğrudan katkıda bulunan bir şairdi.

Belki de Papirüs bize daha önemli bir şey söylüyor:

İyi bir kültürel oluşumda strateji ile empati, planlama ile ilişki kurma, eleştiri ile dayanışma birbirinin alternatifi değildir.

Hepsi aynı masada bulunabilir.

Hatta çoğu zaman bulunmaları gerekir.

Sizce bugün bir dergi çıkarılırken de aynı dengeye ihtiyaç var mı?

Papirüs Neden “İkinci Yeni” ile Birlikte Anılıyor?

Papirüs denildiğinde İkinci Yeni şiirini konuşmadan geçmek neredeyse mümkün değil.

İkinci Yeni, 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Türk şiirinde alışılmış anlatım biçimlerini sorgulayan önemli bir şiir hareketiydi. Turgut Uyar, Edip Cansever, İlhan Berk ve Cemal Süreya gibi isimler bu şiir ortamının öne çıkan şairleri arasında yer aldı.

Ancak Papirüs’ü yalnızca “İkinci Yeni dergisi” olarak tanımlamak eksik olur.

Çünkü derginin sayfalarında şiirin yanında edebiyat tarihi, eleştiri, çeviri ve farklı edebî tartışmalar da bulunuyordu. Kaynaklarda Papirüs’ün özellikle şiirler ve şiir üzerine yazılarla öne çıktığı belirtiliyor. Türk Dili ve Edebiyatı

Derginin önemi biraz da buradan geliyor.

Bir edebî hareketin yalnızca şiir kitaplarıyla değil, dergiler, tartışmalar, polemikler ve yazarlar arasındaki ilişkiler aracılığıyla şekillendiğini görebiliyoruz.

Yani edebiyat tarihi bazen kitap raflarında değil, dergi sayfalarının arasında saklıdır.

Bir Derginin Hayatta Kalma Mücadelesi

Papirüs’ün hikâyesinde beni en çok düşündüren taraflardan biri, derginin defalarca yeniden doğması.

Çünkü 1970’te macera tamamen bitmiş değildi.

Dergi daha sonra yeniden yayımlanma girişiminde bulundu. 1980’de iki sayı daha çıktı ve 1981’de yayın hayatı sona erdi. İstanbul Üniversitesi’nde hazırlanan bir tezde Papirüs’ün farklı dönemlerde toplam 53 sayıya ulaştığı belirtiliyor. Nek

Fakat 1970’lerin Türkiye’si, 1960’ların Türkiye’sinden çok farklıydı.

Toplumsal gerilimler artmış, siyasal çatışmalar yoğunlaşmış, ekonomik sorunlar derinleşmişti.

12 Mart 1971 askerî muhtırası ve daha sonraki siyasal gelişmeler kültür ve sanat ortamını da etkiledi. Papirüs’ün yayın hayatındaki kesintileri yalnızca tek bir nedene bağlamak doğru olmasa da ekonomik koşullar ve dönemin siyasal ortamının derginin sürdürülebilirliğini etkilediği belirtiliyor. Kültür Sanat

Sonra 1980 geldi.

Bu kez Türkiye yeni bir askerî müdahalenin ardından bambaşka bir döneme giriyordu.

Papirüs’ün yeniden ortaya çıkma çabası da uzun sürmedi.

Böylece bir derginin hikâyesi, ülkenin siyasi ve toplumsal tarihinden bağımsız düşünülemeyecek kadar iç içe geçmiş oldu.

Bir Sahaf Dükkânında Karşıma Çıkan Asıl Cevap

Başta anlattığım sahaf dükkânına dönelim.

Derginin eski sayfalarını çevirirken artık “Papirüs nedir?” sorusunun cevabını daha farklı görüyordum.

Papirüs, Cemal Süreya’nın çıkardığı bir edebiyat dergisidir.

Ama yalnızca bu kadar değildir.

Papirüs, 1960’lardan 1980’lere uzanan süreçte Türk edebiyatının önemli isimlerini bir araya getiren, özellikle şiire ve edebiyat düşüncesine alan açan, yayın hayatı ekonomik ve siyasal koşullar nedeniyle kesintilere uğrayan önemli bir kültür platformudur.

En uzun ve etkili dönemi 1966-1970 arasındadır. Bu dönemde 47 sayı yayımlanmıştır. Derginin çevresinde Cemal Süreya’nın yanı sıra Tomris Uyar, Ülkü Tamer, Edip Cansever, Turgut Uyar, İlhan Berk, Gülten Akın ve daha birçok önemli isim bulunmuştur. Kültür Sanat+1

Fakat Papirüs’ü sadece isimler üzerinden değerlendirmek de haksızlık olur.

Çünkü derginin gerçek hikâyesi, insanların birlikte üretme çabasında yatıyor.

Birinin hesap yapması…

Bir başkasının metni savunması…

Bir diğerinin genç bir yazara cesaret vermesi…

Bir başkasının baskı masrafını düşünmesi…

Ve bütün bunların sonunda ortaya çıkan birkaç sayfalık dergi.

Belki de kültür tarihi tam olarak böyle oluşuyor.

Papirüs Bugün Neden Hâlâ Önemli?

Bugün sosyal medya sayesinde herkes birkaç saniyede yazısını yayımlayabiliyor. Bir şiiri, denemeyi veya eleştiriyi paylaşmak için matbaaya gitmemize gerek yok.

Ama bu kolaylık başka bir soruyu beraberinde getiriyor:

Çok fazla şey yayımlayabilmek, gerçekten daha fazla edebiyat ürettiğimiz anlamına geliyor mu?

Papirüs’ün hikâyesi burada düşündürücü bir karşılaştırma sunuyor.

O dönemde fiziksel imkânlar sınırlıydı ama bir derginin etrafında güçlü bir edebiyat topluluğu oluşabiliyordu. İnsanlar metinleri tartışıyor, birbirlerinin çalışmalarını okuyor, gerektiğinde birbirlerine maddi ve manevi destek oluyordu.

Bugün teknolojik imkânlarımız çok daha geniş.

Peki birbirimizi gerçekten okuyor muyuz?

Belki Papirüs’ten çıkarılabilecek en güncel derslerden biri budur.

Bir dergiyi değerli yapan yalnızca içindeki yazıların kalitesi değildir. O derginin insanları nasıl bir araya getirdiği, yeni seslere ne kadar yer verdiği ve döneminin sorunlarına nasıl baktığı da önemlidir.

Papirüs bu anlamda bir edebiyat dergisinden daha fazlasıdır.

Bir dönemin kültürel hafızasıdır.

Bir grup insanın “edebiyat için buna değer” diyerek tekrar tekrar yola çıkmasının hikâyesidir.

Ve belki de en önemlisi, iyi bir fikrin yalnızca onu düşünen kişiye değil, etrafında oluşan insanlara da ait olduğunu gösteren bir örnektir.

Şimdi eski bir Papirüs sayfasını kapatırken aklımda tek bir soru kaldı:

Eğer 1960’larda Papirüs gibi bir derginin etrafında toplanan yazarlar bugün yaşasaydı, sizce internet çağında nasıl bir edebiyat dergisi kurarlardı?

Belki cevap, Papirüs’ün kendisinden daha ilginç bir hikâyenin başlangıcıdır.

Kaynaklar ve Güvenilir Başvuru Noktaları

- İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat, “Cemal Süreya ve Papirüs”: Papirüs’ün yayın dönemleri, katkıda bulunan isimler ve derginin yaşadığı ekonomik güçlükler hakkında bilgi. Kültür Sanat

- İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi/tez arşivi, Papirüs üzerine akademik çalışma: Derginin 1960-1981 arasındaki yayın dönemleri ve sayılarına ilişkin akademik inceleme. Nek

- Yapı Kredi Kültür Sanat arşivinde yayımlanan Cemal Süreya biyografik kaynak: Süreya’nın Papirüs’ü üç ayrı dönemde yayımlaması ve derginin yayın serüveni hakkında biyografik bilgiler. images.ykykultur.com.tr

- Kaynak Yayınları, “Papirüs’te Dağlarca”: İlk sayının içeriği, 1961’deki yeniden çıkış ve 1966 döneminde Tomris Uyar ile Ülkü Tamer’in katkıları üzerine bilgiler. kaynakyayinlari.com
 
Üst