Malikilik mezhep mi ?

Can

New member
Malikilik: Mezhep Mi, Yoksa Toplumsal Bir Yapı Mı?

Son zamanlarda, farklı İslam mezhepleri hakkında daha fazla şey öğrenmeye başladım ve Malikilik üzerine düşünürken bir noktada şu soruyu sordum: Gerçekten Malikilik bir mezhep mi? İslam'ın hukukî ve dini yapısına dair sahip olduğumuz anlayış, çoğunlukla dört ana mezhep etrafında şekillenmişken, Mâlikî mezhebinin işleyişi ve etkisi, her ne kadar bir mezhep olarak kabul edilse de, daha fazla kültürel ve toplumsal bir yapı gibi görünüyor. Bu yazıda, Malikiliği hem bir mezhep olarak hem de toplumsal bir düzenin ürünü olarak ele alacağım. Hangi açılardan doğru, hangi noktalarda eksik ve hatta yanıltıcı olabileceği üzerine düşündüğümde, bu sorunun birden çok cevabı olduğuna kanaat getirdim.

Mâlikî Mezhebi Nedir? Temel Özellikler ve Farklar

Mâlikî mezhebi, İmam Mâlik bin Enes tarafından kurulan bir İslam hukuk mezhebidir ve genellikle Medine okulunun bir ürünü olarak bilinir. Mâlikîlerin en önemli özelliği, Medine'deki erken İslam uygulamalarına dayanarak hukukî kararlar almalarıdır. Muvatta adlı eseri, bu mezhebin temel hukukî kaynağıdır ve Mâlikîler, genellikle hadisler ve Medine halkının uygulamaları üzerinden dini ve hukuki kararlar alırlar. Fakat burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Mâlikîler sadece dini hukukla ilgilenmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal normlara ve geleneklere büyük bir önem verirler.

Bununla birlikte, Mâlikî mezhebinin tam anlamıyla bir mezhep olup olmadığı, daha fazla tartışmaya açıktır. Şöyle ki, diğer mezhepler (Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî) daha çok belirli dini metinlere dayalı bir sistem inşa etmişken, Mâlikîler daha fazla toplumsal ve kültürel öğeleri sisteme dahil ederler. Bu açıdan bakıldığında, Mâlikîler sadece dini bir akımdan çok, bir toplumsal yapıyı yansıtırlar. Ancak bu, Mâlikî mezhebinin geçerli olduğu yerlerde dinî ve toplumsal yaşamı pek çok açıdan etkilemiş bir yapı olduğu gerçeğini değiştirmez.

Malikiliğin Zayıf Yönleri: Kültürel ve Toplumsal Sınırlar

Malikilik, toplumsal yapıyı ve kültürel gelenekleri göz önünde bulundurarak dini hukuk oluşturmuş olsa da, bu yaklaşımın bazı zayıf yönleri de bulunmaktadır. Örneğin, Mâlikî mezhebinin Medine halkının uygulamalarını birinci dereceden kabul etmesi, tarihsel olarak zaman içinde evrilen toplumsal normların geçerliliğini sorgulamamıza neden olabilir. Medine'nin erken İslam toplumu, o dönemin şartlarında farklıydı ve sosyal yapılar çok daha farklıydı. Medine'deki halkın gelenekleri, daha homojen bir yapıyı yansıtırken, zamanla bu tür yaklaşımlar, farklı kültürel bağlamlarda bir çözüm önerisi sunmada yetersiz kalabilir.

Bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse, Kuzey Afrika'da Mâlikî mezhebi, kadınların dini hayattaki rollerine dair daha esnek bir yaklaşım sunarken, Orta Doğu’nun bazı daha muhafazakar bölgelerinde bu esneklik daha dar bir çerçevede kalabiliyor. Mâlikî mezhebinin sosyal bağlamı, her kültürde benzer şekilde işlemediği için, bu mezhep, bazı topluluklarda dini ve toplumsal denetim sağlamakta daha etkili olurken, diğerlerinde ise kültürel bağlamla uyumsuz kalabilir.

Erkeklerin Stratejik Bakış Açısı: Objektif Analiz ve Hukuki Çerçeve

Erkeklerin genellikle daha çözüm odaklı bir bakış açısına sahip olduğunu düşündüğümüzde, Mâlikî mezhebinin toplumsal normları dikkate alarak hareket etme yaklaşımını bu perspektiften değerlendirmek ilginç olacaktır. Mâlikî mezhebinin, Medine halkının uygulamalarına dayanarak hukukî kararlar alması, belirli bir coğrafyada çok etkili olabilir, ancak bu çözüm, farklı sosyal ve kültürel yapıları olan toplumlarda her zaman aynı etkiyi yaratmayabilir. Mâlikîler, hukuki anlamda toplumsal dinamikleri göz önünde bulundurarak doğru kararlar alabilirken, her toplumda aynı uygulamanın geçerliliği üzerine tartışmalar devam etmektedir.

Özellikle, Mâlikî mezhebinin genel yaklaşımını ele alırken, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların toplumsal hakları üzerine yapılan eleştirilerde, erkeklerin "toplumsal düzenin" korunması adına daha sıkı kurallara sahip bir sistem önerdiği görülmektedir. Ancak, bu önerinin daha fazla esneklik ve değişime açık olması gerektiği, daha geniş ve çeşitliliğe dayalı bir yaklaşımın önemli olduğu tartışmaları da gündemdedir.

Kadınların Empatik ve İlişkisel Yaklaşımı: Toplumsal Adalet ve Eşitlik

Kadınların toplumsal yapılar üzerindeki etkisini ele alırken, Mâlikî mezhebinin sosyal yapılarla uyumlu olduğu iddialarını, bazen empatik bir bakış açısıyla sorgulamak gerekebilir. Kadınların dini hayatı ve toplumsal rolü konusunda farklı coğrafyalar arasında büyük farklılıklar bulunması, Mâlikî mezhebinin kültürel farklılıkları yeterince dikkate almadığı izlenimini doğurabilir. Bu bağlamda, Mâlikî mezhebinin, kadınları toplumsal yapının bir parçası olarak gören ancak bu yapıyı her toplumda eşit şekilde işler hale getiremeyen bir yapısı olduğu söylenebilir.

Kadınların toplumsal hayatın merkezine yerleşebileceği, eşit haklar ve fırsatlar tanınan bir düzenin kurulması gerektiğini savunanların bakış açısı, Mâlikî mezhebinin toplumsal eşitsizliklere dair eleştirilerini dile getiren bir yaklaşımı doğurur. Örneğin, Fas ve Tunus gibi Mâlikî mezhebinin güçlü olduğu bölgelerde kadınların toplumsal konumları daha özgürken, Suudi Arabistan gibi yerlerde bu özgürlükler daha sınırlı kalmaktadır. Bu, Mâlikî mezhebinin sadece dini bir öğreti değil, yerel toplumsal normlarla şekillenen bir sistem olduğunu gösterir.

Sonuç: Mâlikî Mezhebi Gerçekten Bir Mezhep Mi?

Mâlikî mezhebi, dinî bir öğreti olmanın ötesinde, toplumsal normlara dayanan bir hukuki yapı olarak karşımıza çıkar. Medine halkının uygulamalarına dayalı bir anlayış, farklı kültürel ve toplumsal bağlamlarda geçerliliğini sorgulatabilir. Erkeklerin stratejik bakış açıları ile kadınların empatik yaklaşımını göz önünde bulundurulduğunda, Mâlikî mezhebinin toplumsal eşitlik ve adalet konularında farklı kültürel dinamiklere göre şekillendiği görülür. Bu nedenle, Mâlikî'nin sadece bir mezhep olarak değerlendirilmesi, onun toplumsal bir yapı olarak değerlendirilmesini eksik bırakabilir. Peki, Mâlikî mezhebinin toplumsal etkilerini daha eşitlikçi bir hale getirmek mümkün müdür? Bu mezhep, gelecekte daha dinamik bir sosyal yapıya nasıl evrilebilir?
 
Üst